Acıların Üzerinden Aşkla Atlayıp Giden Sahici Bir Kadın: Meral Okay

OKU Etiketler: , - , 17:16 Gönderen: Bülent Usta

Meral Okay’ın bugün (9 Nisan) ölüm yıldönümü… Zaman o kadar hızlı mı akmış diye önce bir panikliyor insan. Daha dün gibiydi onu yitirmenin acısı, bugün iki…

Onunla bir kere karşılaştığım için, bendeki imgesi daha çok “İkinci Bahar” dizisindeki Kasap Melahat rolüyle, Sezen Aksu’nun seslendirdiği “Adı Bende Saklı” ya da “Yine mi Çiçek” gibi şarkılara yazdığı sözlerle ya da pek çok siyasi ve toplumsal olay ve meselede sözünü esirgemeyen güçlü duruşuyla oluştu. Meral Okay’ın adını anınca, bir de tabii ki daha 41 yaşındayken yine kansere kurban verdiğimiz sevgili eşi Yaman Okay geliyor aklıma. Meral Okay’ın “Hayatta en zor şey, bir ölüye âşık olmak” diyecek kadar sevdiği Yaman Okay…

Yaman Okay’ı yitirdiğimiz zaman 1993’tü… O karanlık, koyu karanlık dönemde… Yavuzer Çetinkaya ile birlikte görmüştüm onu Fransız Kültür Merkezi’nde. Bende böyle “sahici insanlar” izlenimi bırakmışlardı, Meral Okay’ı dinlerken de o sahiciliğe görmüştüm. Sanırım onları yitirirken, yitirdiğimiz şey de biraz o sahicilik oldu.

Meral Okay, Sırrı Süreyya Önder’le yaptığı bir söyleşide Yaman Okay’ı anlatmıştı uzun uzun ve şöyle demişti söyleşinin bir yerinde yaşadığı aşkla ilgili: “Aşk kendinden vazgeçme hâlidir, kendi benliğini ezmeden ‘biz’ olabilme hâlidir… İnsan egosu denetlenmesi en güç olan şeydir. Bunu ancak aşk becerebilir, sadece aşk ile üstünden atlayabilirsiniz…”

Şimdi kaldı mı böyle aşklar diyeceksiniz, haklısınız, sahici insanların git gide azalması gibi, aşklar da yitiriyor biraz sahiciliğini… Nerde o eski aşklar demeyeceğim elbette… Meral Okay “Duygusal anlamda, dayanışma anlamında birbirimizin yaralarına bakma konusunda da yoksullaştık… Şimdi empati denen modern kavram var ya, biz onun ağababasını tanıyan ve buna içerilmiş bir dünyadan geldik buralara” derken de, yiten o sahiciliği anlatıyordu aslında.

Meral Okay’ı yitirdiğimiz günlerde, bazı linç meraklısı muhafazakâr gazetelerin, senaristi olduğu “Muhteşem Yüzyıl” dizisi üzerinden attıkları sevinç dolu manşetlere bakmayın, yaptığıyla ettiğiyle, aklıyla, dostluklarıyla, yaşadığı o unutulmaz aşkla hiç gitmemişçesine öyle güzel geçip gitti ki aramızdan… O güzelliğe dokunacak gücü olamaz hiçbir kötülüğün…

Bugün Meral Okay’ın ölüm yıldönümü… Meral Okay’ı anarken, yalan hayatlar yaşayıp mutluymuş gibi yapmaktansa, sahici bir hayat yaşayıp zorluklarına da eyvallah diyen güçlü bir insan olmanın güzelliğini de anıyorum…

Meral Okay, “aşk bunların hepsinin üzerinden atlayabilecek bir şey olmalı” diyordu ya o söyleşisinde, o atlayıp gitti tüm aşksızlık hallerinin üzerinden… Aşkla…

 

Yazarın diğer yazıları