Laleler diyarında doğan efsanevi bir iksir…

okuma süresi 5 dakika
Konumuz günümüzde “Laleler Diyarı” olarak bilinen Hollanda, daha doğrusu bu ülkenin geleneksel içkisi “Genever” (Cenevr) efsanesinin geçmişi ile ilgili. Çünkü Cenevr Cin’nin atasıdır.

Konumuz günümüzde “Laleler Diyarı” olarak bilinen Hollanda, daha doğrusu bu ülkenin geleneksel içkisi “Genever” (Cenevr) efsanesinin geçmişi ile ilgili. Çünkü Cenevr Cin’nin atasıdır. Cin ise genel içki kültürümüzde “Berrak Saten” olarak anılır. Ayrıca cin tüm zamanların en çok yudumlanan ve sürekli olarak uluslararası klâsik kokteyllerin zirvesinden inmeyen “Dry Martini” kokteylinin ana içkisidir de üstelik. Söz konusu kokteylde ana içki olarak kullanılan en ideal cin ise “Gordon’s Gin” etiketini taşır.

Dilerseniz sadede gelelim… Hollanda Leiden Üniversitesi kimyagerlerinden Franciuseus de la Boe, takma adı ile Dr. Slyvius gezginlerin yorucu seyahatlerinde onları zinde tutabilecek ve hastalandıkları zaman iyileştirebilecek bir ilaç bulmayı düşünüyor, bu amacına ulaşabilmek için günlerini, gecelerini laboratuarında geçiriyor fakat yılmıyordu.

Araştırdığı ilacı bir rivayete göre mide hastalıkları ve hazımsızlığa karşı, bir başka rivayete göre de böbrek hastalıklarını tedavi edebilmek amacıyla kullanacaktı. Dr. Slyvius’un yaşamış olduğu 16. yüzyılın ulaşım zorlukları düşünülecek olursa onun bu amacının ne kadar insancıl olduğu kolayca anlaşılır.

Dr. Slyvius yoğun çalışmalarını sürdürürken bir gün damıtma yoluyla çavdardan bir alkol elde etmiş onu da ardıç tohumlarıyla ikinci kez damıtarak yeni bir ilaç(?) bulmuştu. Artık sevimli ihtiyarın düşleri gerçekleşmiş, amacına ulaşmanın doyumsuz hazzını yaşamaya başlamıştı.

Bu önemli buluşunu takip eden günlerde ona Fransızca ardıç anlamına gelen “Genievre” (Cenevr) adını vererek -amacına ulaşmış bir insanın huzuruyla- onu piyasaya (satışa) çıkarmıştı. Ancak Hollandalılar keyif verici ve rahatlatıcı bu bengisuya alışmakta pek zorlanmamışlar, hasta olmadıkları hallerde bile bu ilacı içmeye başlamışlardı. Hâsılı Dr. Slyvius’un hastalara şifa niyetiyle ürettiği bu ilaç artık bir teselli ve mutluluk aracı olarak içiliyor, halk arasında bu bengisuya “Cenevr” (Genever) adı veriliyordu. Çok kısa bir zamanda büyük bir Cenevr tutkunları kitlesi oluşmuştu yani.

cinler007

Jacques ve Barnard Salle ikilisinin kaleme almış olduğu “Larousse Kitaplaığı” basımı “Alkoller Ansiklopedisi” (Larousse des Alcool. – Librairie Larousse) adlı eşsiz eserde Dr. Slyvius’un 1550’li yıllarda Leiden Üniversitesi öğretim görevlilerinden biri olduğunu ve Cenevr’ın da 1575 yılında Rotterdam yakınlarında bulunan “Bols de Shiedam” içki üretim şirketinin etiketiyle piyasaya sürüldüğünü dile getirir.

Acaba ne olmuştu da Hollanda halkı tarafından yaygın olarak içilen Cenevr tipik bir İngiliz içkisi oluvermişti. Burada bir parantez açarak votka konusunda Ruslarla Polonyalıların, viski konusunda İskoçyalılarla İrlandalıların, rakı konusunda da Yunanlıların kulaklarını çınlatmak gerekiyor. Rakı konusunda hiçbir kaygımız olmasa bile…

Cenevr’in tipik bir İngiliz içkisi oluvermesinin hikâyesine gelince. Bir söylentiye göre olay şöyle gelişmiş. 1585 yılında “Flemenk Savaşları” (30 yıl süren Dinsel Savaşları) sırasında İngiltere Kraliçesi Birinci Elizabeth İspanya Kralı İkinci Felipe’ye karşı savaşmak üzere Hollanda’ya bin süvari ve beş bin piyadeden oluşan bir askeri birlik göndermişti. Kral Felipe’nin ordularına karşı cephede yerlerini almış olan İngiliz lejyonlar müttefik silah arkadaşlarının kendilerine sunduğu stres dağıtıcı ve cesaret verici bu iksiri geri çevirmemişler, Hollandalılar misafirperverliklerinin mutluluğunu yaşarken İngiliz lejyonlar da yepyeni bir lezzetle tanışmışlardı. Cenevr lezzeti…

İngilizler Hollanda’da kaldıkları süre içinde Cenevr’i benimseyerek epeyce nasiplenmişler, oldukça da etkilenmişlerdi. Vazgeçemedikleri alışkanlıklarından dolayı da Cenevr adını olabilecek en kısa heceye, yani tek heceye indirerek bu yeni bengisuya “Cin” (Gin) adını vermişlerdi. Pek tabii ki Hollanda’dan ülkelerine dönen İngilizler kısa bir zaman diliminde tutkunu haline geldikleri ilaçlarıyla birlikte Cenevr’in üretim formülünü de ülkelerine götürmeyi ihmal etmemişlerdi.

cinler008

Böylece Dr. Slyvius’un “hastalara deva” olması niyetiyle bulmuş olduğu ilaç İngiltere’deki eczane vitrinlerindeki yerini geçici bir süre için almıştı. Ve bunu takip eden yıllarda Cin Britanya Adası sakinlerinin vazgeçemedikleri bir teselli kaynağı olmuştu. Kısacası tıp dünyasının yaratmış olduğu cin, savaş ve politika yoluyla İngiliz halkının popüler içkisi durumuna gelmişti. Daha sonraki yıllarda da merkezi Londra’da bulunan büyük bir “Cin Endüstrisi” kurularak buradan tüm dünya ülkelerine “London Dry Gin” adıyla yayılmıştır.

Eserlerini Latince yazmış olan Rotterdam doğumlu dünyaca ünlü filozof Desiderius Erasmus “Deliliğe Methiye” adlı eşsiz eserinde “Bizi yalnız kanaatler bahtiyar eder” diyor. Bugün dünya içki piyasasında genel kanaat Cenevr’in Cin’in atası olduğu mahiyetindedir ki bundan da ulu hümanistin ve Hollandalıların bahtiyar oldukları ortaya çıkar.

Ünlü yazar Hogarth’ın “Gin Lane” adlı ilginç eserinde betimlediği gibi cin İngiltere’ye geldiği yıllarda yoksulluğa ve sefalete neden olmuştu. Sürekli damıtma tekniğinin 1831 yılanda icat edilmesi Kaliteli Cin’in üretimine olanak sağladı. Zamanla da cin içme bir saygınlık nedeni oldu. 1870’li yıllarda yüksek sosyete mensubu olan İngiliz hanımlar arasında cin tüketimi çok yaygın hale geldi. İngilizlerin ‘Geleneksel Akşam Çayı Partileri’nde gümüş fincanlar içinde sunuluyor, kokusu ve içim özelliği çok beğeniliyordu.

Bir söylentiye göre hanımlar şekere karşı olduğu özellikle bilinen ünlü Psikolog Mr. Baenting’in görüşlerinin etkisi altında kalmışlardı. Bu etki bir bakıma London Dry Gin’in bulunuş nedeni olmuştu. Ayrıca o yıllarda seçkin çevrelerce cin sözcüğü kaba bulunur onun yerine “Berrak Şarap” tabiri kullanılırdı.

Sevgiyle kalın, dünya onun üzerinde dönüyor çünkü…

About The Author

Diğer yazılar

Copyright © All rights reserved. | Newsphere by AF themes.