Bir Sevene Sorduk: Feryal Öney

EHLİKEYİF GÜNDEM, OKU Etiketler: , , - , 16:04 Gönderen: Editör

feryal-oney-roportaj(1)

Bundan 43 yıl önce, Akşehir’de, annesinin memleketinde doğdu. Ereğli’de büyüdü, memleketi  de orası oldu… Büyüdüğü yerde “şarkı”yla “türkü” kardeşti; udla, kanunla türkü de söylenirdi, şarkı da…  O yüzden müziğin her türünü sevdi. O kadar sevdi ki, çok küçük yaşlarda aklına koydu şarkıcı olmayı. Kardeş Türküler kaderinde vardı, hissediyordu… Nitekim, büyüyünce İstanbul’a kaçtı bu yüzden. Annesi babası onu öğretmen sanıyordu, o ise çoktan Kardeş Türküler’li olmuş, şehir şehir memleketi dolaşıyordu… 

Ve şöyle diyor Feryal Öney: “Kısa hayat hikâyemden kendi kendime çıkardığım ders: Kafana neyi koyarsan o oluyorsun… Ben oldum, mutluyum…” 

Rakıyı ilk kaç yaşınızda tattınız? Nasıldı?
Üniversitede! Doğru söylüyorum… İlk denemelerimde bünyem kabul etmedi o anason kokusunu.. O bana sert geldi, ben ona çömez… Ama sonra özler olduk birbirimizi… Arada bir, hayali bir yerlerden anason kokusu geliyor burnuma; “vakti geldi sanırım” diyorum…

Ne sıklıkla rakı içersiniz?
Çok sık değil… Ayda bir ya da iki kez… Tek başıma asla içemem… Çok sevdiğim birileri olmalı yanımda… O zaman değmeyin keyfime…

Rakınızı nasıl içersiniz?
Acemisiyim hâlâ. Küçük dozlarda, çakırkeyf oluncaya kadar içiyorum. Başka bir boyuta geçeceğimi hissettiğim zaman çay içmeye başlıyorum.

Mümkün olsa kiminle rakı içmek isterdiniz?
Çok sevdiğim, arada bir rakı masasında buluştuğum dostlarım var. Bana çok iyi geliyorlar… Daha ne olsun?

Rakının yanında en çok sevdiğiniz meze hangisi?
Düşündüm düşündüm. Boşuna başrolü vermemişler: Güzel bir peynir, sahiden de rakının olmazsa olmazı…

En sevdiğiniz rakı masası arkadaşınızı söyler misiniz?
Bir kişi gelmiyor ki aklıma. Özellikle şu son iki yıldır çok güzel rakı masası anıları birikti bende. İsimlerini vermeyeceğim ama bahsedeceğim tüm arkadaşlarım benim için özel.

Mesela, geçen yıl çok sevdiğim iki dostumla birlikte Kırşehir’e gittim. Abdal müzisyenlerle birlikte bir bağ evinde, sobanın başında rakı içip bozlak dinledik, söyledik… Hayal miydi, düş müydü, düşünüyorum da, emin olamıyorum bazen…

Sırf kadınlardan oluşan bir grubumuz var (büyükkeyif’ten de yazarlar var aralarında); iki ayda bir falan buluşuyoruz; her seferinde de artıyor sayımız. Kahkahası eksik olmuyor masamızın. Rakı da olmazsa olmazımız…

Bir de benim yaş grubuma yakın bir arkadaş grubum var. İş güç koşturmacası zorlasa da buluşuyoruz bir yolunu bulup. Meyhanede buluşmayı seviyoruz. Sakin, dingin, hikâyesi bol bir akşam oluyor. Nasıl iyi geliyor…

Yine çok sevdiğim bir arkadaşım var her yaşgünümde beni meyhaneye götüren… Bazen -benim yüzümden- üç dört ay sonra da kutlayabiliyoruz yaşgünümü ama mutlaka yapıyoruz… Boğaz manzarası olmazsa olmazlarından; ucundan bile olsa Boğaz’ı gören bir yere oturup sakin sakin içiyor, lâflıyoruz… Bu da vazgeçilmez ritüellerimden..

Biliyorum, cevap çok uzun oldu ama adaşımdan bahsetmeden olmaz. Daha geçenlerde buluştuk ilk kez bir rakı sofrasında; muhabbetine doyamadım. En yakın zamanda buluşacağız yine…

Rakı, muhabbetin, görüşmenin en güzel bahanesi. İşin gücün hayhuyu içinde yuvarlanıp giderken birden duruyorsun, hayatın anlamını düşünüyorsun. Buluyorsun da… Bu yüzden özel, bu yüzden güzel…

Rakıdan başka hangi içkileri seversiniz?
Kırmızı şarap. Hatta rakıdan önce, sadece şarap sevdiğimi düşünürdüm…

Meze yapar mısınız?
Zeytinyağlı yaprak sarmayı güzel yapıyorum (yiyenlerin yalancısıyım). Mercimek köftesinde de fena değilim. Korkmam, yaparım birçok mezeyi…

Rakıyı bir duyguya benzetseniz hangisi olurdu?
Dinginleşiyorum rakı içince.. Daha çok “huzur”u çağrıştırıyor bana…

Hangi ortamda rakı içmeyi tercih edersiniz?
Sevdiğim insanlarla birlikte. Masada şarkı söyleniyorsa mecburen değil, içimden gelerek şarkı söyleyeceğim bir ortamda…

Rakı ile en sevdiğiniz şarkı hangisi?
Bozlak dinlemek, rakıyla birlikte çok tehlikeli! (Kırşehir’deki bağ evinde, çok utanmış ama hıçkıra hıçkıra ağlamama engel olamamıştım…)

Hiç tatmamış birine rakıyı nasıl tarif edersiniz?
Alışmak pek kolay değil… Vazgeçmek de…

Rakı bir insan olsa adı ne olurdu?
Muhterem.

Rakı sofrasından neleri uzak tutmalı?
“Müzisyenleri” yazmıştınız sitenizde bir kez (37. maddeydi sanırım); çok içerlemiştim… Başka sözüm yok…

Ne olacak bu memleketin hali?
Ama bu, sahiden de rakı masasına yakışır bir soru… Ayık kafayla cevap vermek zor…

Yazarın diğer yazıları